Abone Ol

223 Sayımız - Önce Ahlâk, Hep Ahlâk

223 Sayımız - Önce Ahlâk, Hep Ahlâk
Önce Ahlâk, Hep Ahlâk



İslâm’ı bütüncül düşünüyoruz. Yani Allah’ın kemale erdirdiği din olarak İslam, tüm

evrenin ve insan hayatının her yönüne dönük ve kapsayıcıdır. Bu yüzden onu daraltmak,

sadece ibadethanelerde yapılan uygulamalara indirgemek İslâm’a yapılacak en büyük

haksızlık olacaktır.

İslâm bize her şeyden ziyade bir dünya ve hayat görüşü verir: Onun anlaşılması

aracılığıyla her insan ferdinin tutum ve davranışları, hayata ilişkin ilke ve eylemlerinin

düzenlenmesi yanı sıra topluluk halinde yaşamanın kaideleri de bir nizama girmektedir.

Efendimizin “İslâm güzel ahlâktır” sözünün bir hikmeti belki de bu bütünlüğü bize

aktarmasıyla ilgilidir. Elbette Müslümanın fazileti, dürüstlüğü, eminliği onun ahlâkının

güzelliğindendir. Ancak ahlâkın her bir kaidesi, ona sahip olanın kendi ahireti için olduğu

kadar, birlikte var olduğu tüm insanlara karşı getirdiği yükümlülükle de ilgilidir.

Zaten ahlâk denildiğinde onu da en azından İslâm’ın kapsayıcılığıyla ve derinliğiyle

tefekkür etmenin gereği de buradan gelir. Ahlâk bize dinin ayrı bir koşulu olarak verilmemiş,

dinin içeriği olarak öğretilmiştir nihayet. Bu yüzden onu toplumda sivrilmemek için yapılması

sakıncalı görülen fiiller seviyesiyle eşitlemeden; en yüksek, en âlâ anlamıyla kavramak icap

etmektedir. Yani ahlâkı, bir görünüş düzenliliği, toplumsal bir tedbir olarak değil; kişinin

kendi nefsinden Allah’a doğru yönelen güzelliğin bir seyri olarak

O hâlde “ahlâk dışarıda aranıp, sorulup bulunabilecek bir şey midir yoksa hilkatin

özünde keşfedilebilecek bir şey midir?” diye de sormak ihtiyacı vardır. Belki de bu soru

vesileyle, ilimleri görünüşlerin sunduklarıyla anlamlandıran bu çağda, artık İslâm ahlâk

felsefesine dair kitap yazılmamasının gerekçesine de ulaşılabilir.

YAZAR HAKKINDA
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın başka yazısı bulunmamaktadır.
İLGİLİ YAZILAR